Girişimsel Radyolog/Nöroradyolog Doç. Dr. Başar Sarıkaya

  • +90 216 578 40 00
  • drbasarsarikaya@superonline.com
  • EN
Dr. Başar Sarıkaya şu an için yeni hasta kabulü yapmamaktadır. Yeni iletişim bilgileri en kısa zamanda duyurulacaktır.
Tanısal anjiyografiler (DSA)

Tanısal anjiyografiler (DSA)Tanısal anjiyografiler (DSA)

Tanısal anjiyografiler (DSA)

              Anjiyografi X-ışını kullanılarak damar içinden görüntü elde etme yöntemidir. Damarlar tıkandığında, daraldığında veya başka anormallikler sergilediklerinde inme de dahil olmak üzere sorunlar ortaya çıkar. Anjiyografi ile hekiminiz sorunun kaynağı hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olarak tedaviyi planlayabilir.

                 Periferik anjiyografi dendiğinde beyin ve kalp dışındaki bütün atardamar sisteminin görüntülemesi anlaşılır. Bugün artık hemen hemen her yerde DSA tekniği ile elde edilmektedir. DSA dijital subtraksiyon anjiyografi sözcüklerinin kısaltılmışıdır ve buradaki anahtar terim belki de subtraksiyondur. İngilizcedeki çıkartma anlamına gelen “subtraction” sözcüğünden gelen bu terim anjiyografik görüntüler elde edilirken üst üste binecek kemik ve diğer dokuları çıkartarak sadece damar yapılarının net bir şekilde görülmesi anlamı taşır. Bugün için çoğu cihazda var olabilen bu özellik, sadece koroner anjiyografi (kalp anjiyosu) yapabilen cihazlarda var olmayabilir ve bu durumda elde edilen anjiyografi DSA özelliği taşımayacağından kalitesi istenen şekilde olmayabilir.

Bugün için hemen hemen tüm anjiyografi işlemi için hafif bir sedoanaljezi uygulamasını tercih ediyoruz. Bu amaçla 6-8 saatlik bir açlık gerekmektedir. Genellikle sabah erken saatlerde planlanan işlemler için hastanın gece 12’den sonra bir şey yememesi gerekmektedir. Hasta kullandığı ilaçları sabah işleme girmeden önce az bir su ile alabilir. Buna kan incelticilerin çoğu dahildir. Ancak coumadin gibi antikoagülasyon amacıyla ağızdan kullanılan kan incelticiler uzun etkilerinden dolayı 1 hafta önceden kesilmelidir. Bu durumda hasta 1 hafta boyunca daha kısa etkili bir iğne  (Clexan gibi) kullanır ve bu ilacın da son 2 dozu işlemden önce atlanır.

                İşlemden önce hastanın tüm bulgularının gözden geçirilmesi, anjiyografi işleminin gerekliliğinin vurgulanması ve potansiyel risk ve komplikasyonları ile işlemin nasıl gerçekleştirileceği hakkında bilgi verilmesi hastanın anksiyetesini de büyük ölçüde azaltacaktır.

                 Anjiyografi işleminde genelde kasıktaki atardamarlardan damar sistemine girildiğinden kasık bölgesinin temizliği ve traşlı olması çok önemlidir. Mümkünse bir gün önceden bunun yapılması sağlanmalıdır.
Hasta işlem sabahı hastaneye geldiğinde, eğer son 10 gün içinde yapılmamışsa, bir takım kan tetkiklerinin yapılması gerekmektedir. Bu amaçla biz rutin olarak Tam Kan sayımı, aPTT ve INR gibi kanama parametreleri ve BUN ve kreatinin gibi böbrek fonksiyonları gösterir testleri mutlaka istiyoruz. Bu esnada hastaya bir de kolundan damar yolu açılır. Bazı durumlarda işlem öncesi damardan sıvı takviyesi yapılır. Hasta tüm giysilerini ve takılarını çıkartarak bir hastane önlüğü giyer. İşlem tekrar gözden geçirilir ve sorular varsa yanıtlanır. Bu esnada hasta işlemle ilgili bilgilerin verildiği ve sorularının cevaplandığını belirten bir onam formu imzalar.

                Anjiyografi uygulanacak hastalarda iki tıbbi durum büyük önem taşır. Bunlardan bir tanesi kontrast madde dediğimiz damarları görüntülemeye yarayan ilaçlara karşı gelişebilecek alerjiler, bir diğeri de böbrek fonksiyonlarının bozuk olmasıdır. Hasta eğer geçmişte bu tip ilaçlara karşı bir alerjik reaksiyon yaşamışsa bu durumda iki farklı yaklaşım tercih edilebilir. Küçük çapta bir alerjik reaksiyon öyküsü bulunan hastaya işlemden önce premedikasyon (steroid ve antihistaminik ilaç uygulaması) yapılabilir. Anafilaksi adını verdiğimiz kuvvetli ve potansiyel olarak ölümcül alerjik reaksiyon öyküsü bulunan hastalarda ise anjiyografi sırasında Gadolinium adı verilen  MR’da kullanılan kontrast maddeler kullanılabilir ve anjiyografide rutin olarak kullanılan iyotlu kontrast maddelerden kaçınılır.

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda eğer çok ileri derecede bir problem yoksa işlemden önceki gün ve sonraki gün de dahil olmak üzere toplam 3 gün Nacetylsistein (asist veya NAC) adlı ağızdan kullanılacak ilacın kontrast maddenin böbrekler üzerindeki kötü etkisini azalttığı düşünülmektedir. İşlem öncesi ve işlem boyunca hidrasyonun (damardan sıvı takviyesi) devam etmesi de kontrast maddenin etkilerini azaltır. Daha sıkıntılı durumlarda ise mutlaka nefroloji (böbrek hastalıkları) görüşünün alınması gereklidir.

Anjiyografi esnasında damardan sedoanaljezi denilen yöntemin uygulanması hastanın işlem sırasındaki tedirginliğini ortadan kaldırarak işlem boyunca konforlu olmasını sağlayacaktır. Özel istisnai durumlar haricinde genel anestezi tercih edilmez. Ancak bebek ve küçük çocuklarda ve kooperasyon kurulamayan ajite yetişkinlerde solunum yolu kontrolünü sağlamak amacıyla anestezyoloji bölümünden yardım istenerek hastanın tamamen uyuması sağlanır.

Anjiyografide temel amaç atardamar sisteminin içine girilerek görüntülenmesi istenen damarları damar içinden kontrast madde vererek görüntülemektedir. Yukarıda da değinildiği gibi en sık femoral arter dediğimiz kasık bölgesindeki atardamara girilir. Klasik yöntemle damar hissedilerek bir iğne ile girilmeye çalışılır. Yalnız hematom (damar çevresinde kan toplanması) gibi komplikasyonları en aza indirmek amacıyla bugün için pek çok çağdaş anjiyografi ünitesinde olduğu gibi ultrasonografi kullanarak damara ilk girişi sağlamak bizim de tercihimizdir. İşlemin en başı ve tek ağrı hissedilebilecek bu aşamada giriş yerine ve damarların çevresi bir lokal anestetik uygulanması bu aşamanın da büyük ölçüde ağrısız geçeceğinin garantisidir.

Kasıktaki damarlar uygun olmadığı zaman işlem nadiren koldan veya elbileği düzeyinden de gerçekleştirilebilir.
X-ışını kılavuzluğunda kateter adı verilen ince plastik borular istenen damarlara kılavuz tel adı verilen materyaller üzerinden yönlendirilir. Daha sonra ise enjektöre çekilmiş veya otomatik pompada bulunan kontrast maddeye bağlanarak enjeksiyon gerçekleştirilir. Bu esnada hastanın hareketsiz kalması ve özellikle karın ve göğüs bölgelerinin incelemelerinde hekimin istediği şekilde nefes tutması, elde edilen görüntülerin yeterliliği açısından büyük önem taşımaktadır.

                Daha sonra anjiyolog tarafından elde edilen tüm görüntüleri gözden geçirir ve ek olarak görüntü elde edilmesi gerekiyorsa onları da elde eder. Bu esnada yine hastanın primer hekimiyle de irtibat kurarak olası tedavi planı ele alınır.

               Anjiyografi bitiminde damara giriş yerindeki arteryal kılıf çekilerek kanama kontrolü sağlanır. Bunun için yaklaşık 20 dk süren elle bası uygulaması çoğu zaman yeterlidir. Bazı kanama riski yüksek durumlarda ise kasık kapama cihazı adı verilen özel cihazlar ise kanama kontrolü sağlanır.

                 Anjiyografi işleminden sonra giriş tarafındaki bacak yaklaşık 4 saat hareketsiz düz uzatılmalıdır. Hastanın 6 saat mutlak yatak istirahatini uygulaması gerekmektedir. Kasık kapama cihazı uygulanan durumlarda bu süre sırasıyla 2 ve 3 saat olabilir. Herhangi başka bir durum söz konusu değilse hasta bu süreçler tamamlandıktan sonra kasığında bir bandaj ile taburcu olabilir. Bandajı hastanın ertesi gün ılık suyla duş alırken çıkartması daha kolay olacaktır.