Girişimsel Radyolog/Nöroradyolog Doç. Dr. Başar Sarıkaya

  • +90 216 578 40 00
  • drbasarsarikaya@superonline.com
  • EN
Doç. Dr. Başar Sarıkaya Yeditepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı'nda görevini Koşuyolu İhtisas Hastanesi'nde devam ettirmektedir. Randevu ve ayrıntılı bilgi için: 0 216 578 5393 no'lu telefondan girişimsel radyoloji koordinatörlüğüne ulaşabilirsiniz.
GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ

GİRİŞİMSEL RADYOLOJİGirişimsel Radyoloji

Girişimsel Radyoloji

Girişimsel Radyoloji Nedir?

Girişimsel radyoloji denilince görüntüleme yöntemleri kullanılarak tanı ve tedaviye yönelik müdahaleler akla gelir. Radyolojinin diğer dallarından farkı da işte buradadır. Diğer dallarda radyolog elde edilen tetkiki değerlendirirken girişimsel radyolojide hasta vücudu üzerinde bizzat müdahale gerçekleştirir. Tanıya yönelik işlemlerin arasında görüntüleme kılavuzluğundaki biyopsiler (herhangi bir cilt kesisi oluşturmadan) yada koroner anjiyografi dışındaki tüm anjiyografiler (damar görüntülemeleri) sayılabilir. Tedaviye yönelik işlemler ise tıkalı veya daralmış damarların açılmasından, tümör tedavisine, beyin kanamasına yol açmış anevrizma (damardaki baloncuklaşma)dan, idrar veya safra kanallarındaki tıkanıklıkların açılmasından, vücut boşluklarında biriken sıvıların boşaltılmasından, bacaktaki varislerin tedavisine kadar çok geniş bir alanı kapsar.

Girişimsel Radyolojinin ülkemizdeki durumu nedir?

Ülkemizde girişimsel radyolojinin yaygınlaşmış formal bir eğitim programı olmadığından girişimsel radyolojide uzmanlaşma daha çok radyoloji uzmanlıklarını elde etmiş bu işe hevesli hekimlerin bir nevi “alaylı” şekilde öğrenmeleri şeklindedir. Oysa ki, başta ABD olmak üzere pek çok batı ülkesinde girişimsel radyoloji eğitimi oldukça ciddiye alınmaktadır ve bir yan dal ihtisası şeklinde eğitimlerini tamamlamış ve “girişimsel radyolog” ünvanı almış hekimler tarafından uygulanmaktadır. Bu nedenle ülkemizde maalesef ancak belli bazı merkezlerde uygulanabilmektedir ve henüz istenen şekilde yaygınlaşamamıştır.

Hastalar girişimsel radyolojiye nasıl ulaşabilirler?

Hastalar girişimsel radyolojiye genellikle başvurdukları hekimler tarafından yönlendirilirler. Mesela beyin kanaması geçiren bir hastayı genellikle ilk önce beyin cerrahı veya nörolog değerlendirir ve daha sonra şayet girişimsel olarak tedavi olabileceği öngörülürse girişimsel radyoloğa yönlendirilir. Karaciğerde tümör bulunan bir hasta kemoterapiye yanıt alınamadığında onkoloğu tarafından bölgesel tedavilerin denenmesi amacıyla yönlendirilebilir. Bir örnek daha vermek gerekirse bacaklarındaki damarlardaki tıkanıklıklar dolayı ayağını veya bacağının bir bölümünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşı kalan hasta yine ilgili branş olan kardiyovasküler cerrah, ortopedist veya plastik cerrah tarafından yönlendirilebilir. Bazı durumlarda ise mevcut alışılagelen tedavi yöntemlerinin dışında hasta “minimal invaziv” dediğimiz vücut bütünlüğünü bozmayacak şekilde bir tedaviyi tercih eden hastalar böylesi bir alternatif amacıyla kendileri girişimsel radyolojiye başvurabilirler. Bu tarz tedavilere örnek olarak karotis dediğimiz şahdamarındaki darlıkların tedavisinde cerrahi yerine stentleme (metal kafes tarzındaki materal ile darlığı açma), veya rahimdeki miyomların tedavisinde de miyomun veya rahimin cerrahi olarak çıkartılması yerine miyom embolizasyonu adını verdiğimiz damarların kapatılması şeklindeki tedaviler verilebilir.

Girişimsel radyoloji hangi alt bölümlerden veya yan dallardan oluşur?

Girişimsel radyoloji klasik olarak üç temel yan dala ayrılabilir. Bunlar beyin ve boyun damar hastalıklarının tedavisini üstlenen girişimsel nöroradyoloji, vücüdun diğer bölgelerindeki (beyin ve kalp hariç) damarsal sorunların üstesinden gelmeye çalışan periferal vasküler girişimsel radyoloji ve damardışı tedavileri kapsayan nonvasküler girişimsel radyolojidir. Yalnız son yıllarda kanser hastalıklarında her aşamada rol üstlenen girişimsel onkoloji adını verdiğimiz bir yan dal daha vardır ki aslında vasküler ve nonvasküler girişimsel radyolojideki mevcut bilgilerimizin onkolojik hastalıklardaki uygulamasıdır. Bu alanlardaki tedavi yaklaşımlarının ortak yanı hepsinin minimal invaziv olması ve çoğu zaman genel anestezi ve uzun hastane yatışlarına gerek kalmadan çoğu zaman günübirlik olarak tedavi işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi ve hastanın aynı gün taburcu olabilmesidir.

Girişimsel radyolojik işlemler maliyetli midir?

Girişimsel radyoloji bir takım üst düzey cihazların kullanılmasını gerekmektedir ve işlem sırasında kalabalık bir ekip bulunmaktadır. Ayrıca girişimsel radyolojide kullanılan iğne, tel ve kateter adı verilen ince borucuklar birtakım özellikli malzemelerden yapıldıkları için,  işlemler klasik cerrahiye kıyasla daha maliyetli olabiliyor. Ancak işlemde çoğu zaman genel anestezi ve sonrasında yoğun bakım takibine gerek olmaması ve hastanede kalış süresi ve günlük yaşama dönüş süreleri göz önüne alındığında aslında klasik yöntemlere kıyasla maliyet bakımından çok bir fark olmadığı söylenebilir.

Girişimsel radyolojik işlemlerde risk nedir?

Her türlü tıbbi girişimde olduğu gibi girişimsel radyolojik işlemlerde de işlemin özelliklerine göre birtakım riskler söz konusu olabilir ve işlem öncesi bu risklerin hasta ile paylaşılması çok önemlidir. Yetkin ellerde ve optimum koşullarda risklerin çok az olduğunu söyleyebiliriz. Fakat yine de her türlü ihtimal bilimsel veriler ışığında hastalar ile paylaşılmalıdır.